- 28 Ocak 2026 - HUZURLU YAŞAMAK
- 22 Aralik 2025 - KUTSAL ŞEHİR MEKKE-İ MÜKERREME
- 17 Haziran 2025 - İNSAN KİMDİR
- 20 Mayis 2025 - İNSAN KİMDİR
- 03 Nisan 2025 - KUR'ÂN PERSPEKTİFİNDEN FASİT KALPLER
- 10 Mart 2025 - KUR'ÂN PERSPEKTİFİNDEN KALPLER
- 28 Ocak 2025 - HİNDİSTAN TANRILARININ MAĞDURU OLDUK
- 24 Ekim 2024 - ÖZÜR DİLERİM ÖĞRETMENİM GEÇ KALDIM!
- 03 Subat 2024 - MİMSİZ MEDENİYET “EDENİYET”
- 08 Ocak 2024 - KAYIP MEDENİYETİN ASİMO’SU
- 12 Aralik 2023 - MAKSAT SAFLAR BELLİ OLSUN
- 04 Aralik 2023 - KÂĞIT ÜZERİNDEKİ MÜREKKEP
- 30 Ekim 2023 - AAAA MAYMUN YANİ!
- 20 Ekim 2023 - ERDEMLİ İNSAN
- 01 Ocak 2023 - CENNETLE MÜJDELENEN
- 06 Aralik 2022 - NEREDEN NEREYE
- 06 Ekim 2022 - ERDEMLİ TOPLUM
- 04 Eylul 2022 - İŞE ALINDIN
- 12 Temmuz 2022 - NE DEĞİŞTİ BİLMEM
- 24 Haziran 2022 - KUŞKUSUZ O’NA DÖNECEĞİZ
- 14 Haziran 2022 - MAZİYE DALIP GİTMEK
- 08 Mayis 2022 - SELAM OLSUN GÜÇLÜK ÜSTÜNE GÜÇLÜK ÇEKENLERE
- 17 Nisan 2022 - DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA
- 28 Mart 2022 - KÖLE BİZDEN DAHA CÖMERTTİR
- 18 Mart 2022 - DESTANLARDAN ÇIKARILAN İNSANLIK VE AHLAK DERSİ
- 28 Subat 2022 - 28 ŞUBATIN MAĞRURLARI ve SOĞUK RÜZGÂRLARI
- 11 Subat 2022 - KISSADAN HİSSE
- 18 Aralik 2021 - BEKLE...
- 02 Aralik 2021 - CENNETE YOLCULUK
- 30 Ekim 2021 - ÜZÜLME NASİBİN NEYSE O
- 15 Ekim 2021 - KABRİ OLMAYAN ŞEHİD
- 06 Ekim 2021 - KUB KUB KATLİAMI
- 30 Agustos 2021 - TOPLUMLARIN EVCİLLEŞTİRİLMESİ
- 11 Agustos 2021 - İLK ONLARDAN DUYMUŞTUM
- 12 Temmuz 2021 - SON ÜÇ ARZU
- 19 Haziran 2021 - BU HAZİNELER BİZDE KAYIPTIR
- 28 Mayis 2021 - BENİ BİR EŞKIYA ÂLİM ETTİ (2)
- 17 Mayis 2021 - BENİ BİR EŞKIYA ÂLİM ETTİ (1)
- 28 Nisan 2021 - NÜBÜVVETİN GÖLGESİNDEKİ MEDENİYET MİMARI BİR YİĞİT
- 13 Nisan 2021 - OKUMANIN VE ÖĞRENMENİN GİZEMLİ SIRLARI
- 30 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (3)
- 23 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (2)
- 16 Mart 2021 - BEDİRDEN ÇANAKKALEYE İMAN VE ZAFER YOLU
- 08 Mart 2021 - SARIKLI MOLLA SÜLEYMAN EL- MOZGELÂNÎ (1)
- 01 Mart 2021 - CANINI SİPER EDEN DOST
- 12 Subat 2021 - KÂBE’DE İLK DUAM
- 01 Subat 2021 - ŞEN ÇOCUKLARDIK
- 27 Ocak 2021 - AY IŞIĞINDAKİ KURBAN
- 21 Ocak 2021 - DİYARI BATMAN
- 09 Ocak 2021 - YETİMHANEDE BİR YETİM
- 01 Ocak 2021 - BABAANNEM VE SECCADEM
- 27 Aralik 2020 - ATEŞLE İMTİHAN
DR.MEHMET NAİM BOZ
KUTSAL ŞEHİR MEDİNE-İ MÜNEVVERE
İslam tarihinde ilk başkent ve Mekke'den sonra Müslümanlar için en kutsal ikinci şehirdir. Medine-i Münevvere, Mekke’nin yaklaşık 400 km kuzeydoğusunda ve Kızıldeniz'in yaklaşık 150 km doğusundadır. En yakın liman, şehrin 220 km güneybatısında bulunan “Yanbu’”dur.
Medine-i Münevvere yaklaşık 589 km²'lik bir alanı kaplar. Bunun yaklaşık 100 km²'si kentleşmiş alandır. Geri kalan alan ise dağlardan, vadilerden ve su yataklarından oluşmaktadır.
Medine-i Münevvere; Tarihi kayıtlara göre Hz. Peygamberin (s.a.v.) hicretinden yaklaşık 1500 yıl önce kurulmuş bir şehirdir.
Hicretten önce başta Evs ve Hazrec Arap kabileleri, Benî Nadîr, Benî Kaynuka ve Benî Kurayza Yahudi kabileleri olmak üzere, puta tapanlar ve Hanif dinine mensup çeşitli inançların ve kabilelerin merkezi idi.
Hicretten önce ismi “Yesrib”di. Bu isim buraya ilk yerleşen kişi olduğu rivayet edilen Yesrib b. Vâil b. Kâyine b. Mehlâbil’in isminden aldığı bilinmektedir.
Yesrib ismi Kur’ân’-ı Kerîm’de şöyle geçmektedir: “Ve o vakit onlardan bir tâife demişti ki: Ey Yesrib ahalisi! Sizin için bir duracak yer yok. Artık geri dönünüz…” (Ahzâb, 13/33).
Hadisi şerifte: Hz. Muhammed (s.a.v) bu şehrin adını Yesrib’ten Medine-i Münevvere olarak değiştirip, eski adının kullanılmamasını emretmiş, bundan sonra kim Medine-i Münevvere yerine Yesrib kullansa, Allah’tan bağışlanma dilesin...” dediği rivayet edilmektedir.
Medine-i Münevvere İslâm medeniyetinin ilk başkenti olup, belirtilen sınırları içine gayrimüslimlerin girmesi haram kılınmıştır. (Mekke-i Mükerreme de olduğu gibi).
Hz. İbrahim (a.s.) Mekke için: “Rabbim! Burayı güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve âhiret gününe inananları da çeşitli ürünlerle rızıklandır” diye dua etmişti…” (Bakara, 2/126.)
Hz. Peygamber’de (s.a.v.) Medine için şöyle dua etmişti: Ey Allah'ım, Ceddim Hz. İbrahim Mekke için sana dua ettiği gibi bende bu şehir (Medine) için sana dua ediyorum: “Rabbim! Burayı güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve âhiret gününe inananları da çeşitli ürünlerle rızıklandır. Buradaki tahıl ve hurmaların bolluğunu mübarek kıl.”
Medine-i Münevvere’ de Müslümanlar için dünyanın en önemli şu mescitleri vardır: : Mescid-i Nebevî, Mescid-i Kubâ, Mescid-i Kıbleteyn, Mescidi Cuma ve Yedi Mescitler ( Hendek savaşının yapıldığı yer)
Medine-i Münevvere, önemini (kutsiyetini) Hz. Muhammed’in (s.a.v.) oraya hicret etmesinden ve hayatının geri kalanını orada geçirmesinden alır.
Bu mübarek şehir çok sayıda önemli mekânları da barındırmaktadır. En önemlisi, birçok sahabesinin medfûn olduğu Bakî Mezarlığı (Cennetü’l-Bakî‘), Uhud Dağı ve çok sayıda vadi, kuyu, sokak, ara sokak ve eski geçitler bulunmaktadır.
Hz. Muhammed (s.a.v.) hicretinden sonra bu şehir için başka isimlerde kullanmıştır: el-Mü’minah, el-Mahbuba, el-Mukaddesah, el-Barrah, Darü'l-Ebrâr , Ard-u Allah, Tayyibah, Seyyidet-ul Buldan , Darü-s Selâm ve diğerleri.
İslam Öncesi Medine-i Münevvere (Yesrib): metal işçiliği (kürekler, baltalar, mızrak uçları, kılıçlar, çömlekler ve tabaklar), kuyumculuk, altın işleme ve ağaç işçiliği (sandalyeler, masalar, kapılar, pencereler, pulluklar, yataklar ve sandıklar) gibi çeşitli endüstrileriyle ve ayrıca hayvancılıkla tanınıyordu.
İlk dönemlerindeki sosyal yaşam, herhangi bir ilkel toplumunkinden farklı değildi. Kabile sistemi, bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen ve nüfusu eşitsiz sınıflara ayıran bir dizi gelenekler vardı.
Hz. Peygamberimiz Döneminde; Medine-i Münevvere Hac mevsiminde Mekke ile Mina arasındaki dağ geçitlerinde Hz. Muhammed ile Yesrib Müslümanları arasında yapılan (Akabe Biatları) yemininin ardından Yesrib önemli bir olayın eşiğinde yer alır. O andan itibaren Yesrib, Hz. Peygamberin gelişine hazırlık olarak Mekke'den gelen Muhacirleri ağırlayarak yeni bir sayfa açar.
Hicret; Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir ve bir rehber eşliğinde yola çıkılır. Yaklaşık 15 Günlük bir yolculuktan sonra Kubâ’ya varılır. Büyük bir coşkuyla ( Taleal Badru Aleyna) karşılanır. Yaklaşık 4 gün Kubâ’da kalır. Kubâ Mescidini inşa eder. Cuma günü sabah Medine’ye doğru yola çıkar. Kubâ'ya 350m yakın bir yerde, Cuma namazı vakti gelir, Cuma namazını kıldırır. Daha sonra burası Cuma mescidi (Mescid-i Cuma) olarak inşa edilip günümüze kadar devam eder.
Medine-i Münevvere’de bir mescid (Mescid-i Nebevi) inşası için gerekli tedbir ve çalışmalar yapılır. Kısa sürede tamamlanır.
Medine-i Münevvere 'ye yerleşmesinin ilk aylarında, Allah'ın elçisi (s.a.v.) bu toplumda birçok icraatlar, değişiklikler yapar. Medine’deki kan davalarına, Yahudilerin fitnelerine son verip, Medine sözleşmesi ile yeni bir medeniyet inşa eder. Kıyamete kadar da öyle devam etmesi içinde gerekli yapıyı oluşturur.
Kutsal Şehrin İklimi: Medine-i Münevvere’nin kurak bir iklimi vardır. Düşük yağışlı ve yaz aylarında 30°C ile 50°C arasında değişen yüksek sıcaklıklara sahip çöl iklimiyle karakterize edilir.
Kışlar yağışlıdır ve yağışlar en sık Nisan ayında görülür, ancak Aralık - Mart ayları arasında da görülebilir. Bu dönemdeki ortalama sıcaklıklar 10°C ile 25°C arasında değişmektedir. Nem oranı yılın büyük bölümünde düşüktür, ortalama %22 civarındadır, yağışlı dönemlerde %35'e yükselir ve yaz aylarında yaklaşık %14'e düşer. Genellikle sıcak ve kuru olan güneybatı rüzgârları, ortalama hızları 5 ile 100 km/saat arasında değişen hızlarda Medine’nin üzerinden eser.
Kutsal Şehrin Dağları: Medine-i Münevvere de birçok dağ vardır. En belirgin olanları şunlardır: Uhud Dağı: Hz. Peygamber (s.a.v.) bu mübarek dağ için “Biz Uhud’u severiz Uhud’ta bizi sever”, Kurayz Dağı, , Rayah Dağı (Zübab Dağı olarak da bilinir) , Rumah Dağı (Cebel el-Rumat / Okçular Tepesi), el- Eğvas Dağı, Sel’i Dağı (Sevab Dağı olacakta bilinir), el-Müstender Dağı (Küçük bir dağ olarak bilinir), A’zam Dağı, En’am Dağı ( Akik Tarafında olup Sultan Abdülmecid Tarafından üzerinde bir kale inşa edilmiştir), el-Fakrah Dağı, el-Haram Dağı ( Eski Cidde yolu üzerinde olup, Kırmızı Dağ olarak ta bilinir, Sultan Abdülmecid döneminde Mescid-i Nebevinin inşaatında buradan taşlar getirilmiştir.) Air Dağı ( Ayır Dağı olarak ta bilinir Abyar Ali yakınlarında bulunmaktadır), Melekler Dağı (Tepesi) İslam tarihinde önemli bir yer olarak kabul edilir Bedir de bulunur ( Medine-i Münevvere Bölgesi olarak kabul edilir)
Kutsal Şehrin Vadileri: Medine-i Münevvere sınırları dâhilinde birçok vadiyi barındırmaktadır. Öne çıkanlardan bazıları:
Vadi el-Akik; Medine-i Münevvere’nin en meşhur vadilerinden biridir. Medine-i Münevvere’nin coğrafi konumuna göre vadinin suyu kuzeyden güneye doğru akar. İslam inancına göre mübarek bir vadi olarak kabul edilir, Bu vadi de Cebrail (a.s.) vahiy getirmiş, Hz. Peygamber (s.a.v.) burada namaz kılmanın ehemmiyeti üzerinde durmuş ve buraya uğradığında mutlaka namaz kılıyorlardı.
Vadi Buthan: Medine-i Münevvere 'nin en önemli vadilerinden biri olan bu vadi, şehrin güneyinden batısına doğru akar. Adı, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) şu hadisinde geçmektedir: “Buthan Vadisi, cennetin kanallarından birindedir.” Ayrıca Peygamberimizin Hendek Muharebesi günü bu vadide abdest aldığı da rivayet edilmiştir.
Vadi-i Revhâ: Mekke ile Medine-i Münevvere arasında yer alan Medine-i Münevvere vadilerinden biridir. Eski zamanlarda “Bir el-Revha” olarak bilinen bir kuyu içerir. Peygamberimiz Hz. Muhammed, Umre veya Hac yapmak istediğinde veya bazı savaşlardan döndüğünde burada kalırdı.
Kutsal Şehrin Sınırları: Medine-i Münevvere sınırları, güneyde Cebel-i Ayr, kuzeyde Cebel veya Cebel-i Sevr, doğuda El-Harrah el-Şerkiye ve batıda el-Harrah el-Garbiye arasında kalan bölge içinde yer almaktadır. Kutsal alanın sınırları, avlanmanın, ağaç kesmenin ve gayrimüslimlerin girmesi yasaklanmıştır.
Kutsal Şehrin Nüfusu: İslam öncesi son dönemde Medine-i Münevvere 'nin nüfusu 12.000 ile 15.000 kişi arasındaydı. İlk Müslümanlar Mekke'den Medine 'ye göç ettiğinde demografik denklem değişir. Mekke'den, çölden gelen kabile grupları, bireyler nedeniyle büyüme ve gerileme dönemlerinden geçer. Peygamberin vefatı sırasında nüfusu yaklaşık 30 000 kişiydi. Hicri altıncı yüzyılda nüfus artışından dolayı Nureddin ez-Zengi, ikinci bir sur inşa eder.
Osmanlı döneminin başlamasıyla birlikte şehrin nüfusu daha da artar. Hicri 14. yüzyılda Hicaz Demiryolunun bağlanmasıyla nüfus daha da artarak seksen bine ulaşmıştır.
Ancak, I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle birlikte, şehrin sakinlerinin büyük çoğunluğu seferberlik olarak bilinen olayda şehri terk etmek zorunda kaldığı için nüfus tekrar keskin bir düşüş gösterir. Son yıllardaki hızlı artışla birlikte Medine-i Münevvere'nin nüfusu yaklaşık 1,5 milyonu aşmıştır.
Sosyal Dayanışma ( Medine Yetimhanesi) : Medine-i Münevvere Yetimhanesi, Suudi Arabistan Krallığı'nda kurulan ilk yetimhane olarak kabul edilir. Medine-i Münevvere’li bir tüccar olan Şeyh Abdülgani (Allah rahmet eylesin), yetimleri barındıracak bir yuva kurma fikrini ortaya atar. Gerekli onay alındıktan sonra yetimhane, 1352 H. (1933 M.) Muharrem ayında açılır.
Kutsal Şehrin Mahalleleri: Medine-i Münevvere’nin en meşhur mahalleleri: Bab’ul-Mecidi, Babu’s-Selam Seyyid’uş-Şuhada, Bab’uş-Şami , el-Harrah el-Şerkiyye , el-Harrah eş-Şamaliyye eş-Şerkiyye, el-Harrah el-Garbiye, el-Enberiye, el-Uyûn, el-Curf, Kubâ , el-Awâli, Ebyâr Ali, el-Aziziyye, Kıbleteyn, Ranunâh…
Şehrin Önemli Tarihi Yerleri: Cennetü'l-Bakî ( İslam tarihinin en önemli ve ilk mezarlığıdır.) ,Uhud Şehitliği ( Mescid-i Nebevî'ye yaklaşık 4-5 km mesafede Uhud Dağı eteklerindeki yer, Hz. Hamza dâhil 70 sahabenin şehid oldukları yer) , Uhud Dağı ( Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sevgiyle anılan cennet dağlarından biri olarak kabul edilir ), Sakîfetü Benî Sâide (Hz. Ebû Bekir’in halife seçildiği yer.)
Medine-i Münevvere ’de birçok halk dinlenme parkları olup en öne çıkanlarından bazıları şunlardır: Kral Fahd Merkez Parkı, Prens Muhammed bin Abdülaziz Parkı, Şehitler Parkı, Palmiye Parkı vb.
Pazarlar ve Alışveriş Merkezleri: Sultana Pazarı, Quba Pazarı, Kurban Pazarı, Medine-i Münevvere Uluslararası Pazarı, Harem Pazarı vb., Raşid Alışveriş Merkezi, Nur Alışveriş Merkezi
Kafeler: Medine-i Münevvere’de birçok kafe de bulunmaktadır:
Abdul Wahid el Maghribi Kafe, Muhammed Naqawi Kafe, Kubâ Kafeleri vb.
Medine-i Münevvere, birçok Kütüphaneye ev sahipliği yapmaktadır. Kral Abdülaziz Vakfı Kütüphaneler Kompleksi, Mescid-i Nebevi Kütüphanesi, Prens Muhammed bin Salman “ Hat sanatı Merkezi” vb.
Medine-i Münevvere 'de birçok eğlence, kültür festivali düzenlenmektedir. Bunların belki de en öne çıkanı, Suudi Sergi ve Festivalleri Düzenleme Vakfı “Dar’ut-Tanzim” tarafından düzenlenen Taiba Yaz Festivali'dir. Bu festivalde balık tutma yarışmaları, çocuk ralli yarışmaları, su parkı, şişme oyun parkı gibi birçok program ve etkinlik yer almaktadır. Geleneksel çadır, deve ve at yarışları gibi birçok popüler ve kültürel etkinlik de düzenlenmektedir.
Medine-i Münevvere Uluslararası Hurma Festivali ve diğerleri gibi çeşitli özel, geçici festivallere de ev sahipliği yapmaktadır.
Müzeler: 1983 yılında kurulan Medine-i Münevvere Müzesi. 2011 yılında kurulan ve Medine-i Münevvere 'nin İslam medeniyetini sunan ve Hz. Muhammed'in ( s.a.v.) yaşadığı tarihi dönemin yönlerini vurgulayan “Dar’ul- Madinah Müzesi” de bulunmaktadır. Hz. Peygamberin (s.a.v.) biyografisinden, İslam tarihinden ve Medine-i Münevvere 'nin mimari ve kültürel mirasından tarihi detayların ve önemli yerlerin sunumlarıyla sağlanmaktadır.
Müzelerin yanı sıra, Mescid-i Nebevinin batısında, “ Esmâ’ul- Hüsna” Allah'ın Güzel İsimleri Sergisi de bulunmaktadır. 2014 yılının başlarında açılan sergi, 2000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır.
Ayrıca 2013 yılında açılan kalıcı bir sergi olan “Allah'ın Elçisi Hz. Muhammed (s.a.v) Sergisi” de bulunmaktadır.
Eğitim: Geçmişte Medine-i Münevvere 'de eğitim, şehir genelinde dağılmış olan zaviyelerde (medreselerde) ve kuttablar da (geleneksel Kur’ân okulları) gerçekleşiyordu. Zamanla bunlar ortadan kalkmış ve yerlerini okullar, üniversiteler ve eğitim merkezleri almıştır.
Medine-i Münevvere 'de yaklaşık 1.315 okul bulunmaktadır; bunların 489'u ilkokul, 644'ü ortaokul ve 458'i lisedir. Bu okullar kamu, özel ve uluslararası okullar arasında dağılmıştır.
Üniversiteler: Medine-i Münevvere 'de beş üniversite bulunmaktadır: Uluslararası İslam Üniversitesi ( Rabbime şükürler olsun bizlerde bu üniversitede okuyup üstün başarı ile mezun olduk), Tayiba Üniversitesi, Suudi Elektronik Üniversitesi, Arap Öğretim Açık Üniversites ve Prens Mukrin bin Abdülaziz Üniversitesi.
Araştırma Merkezleri: Medine-i Münevvere, şehrin mirasına adanmış bir araştırma merkezine ev sahipliği yapmaktadır; bu merkez, (4 Haziran 1997 Miladi) tarihinde kurulmuştur.
Kur’ân ve Sünnette Geçen bazı İsimleri: Yesrib ( İslam öncesi adı) , Medine-i Münevvere ( Hicretten sonra verilen isim) , ed-Dar’ul- İman (İman Yurdu) , Tayyiba ( Güzel ), Dar’ul-Hijrah (Hicret Evi), Allah Resulü'nün (s.a.v.) Şehri, Allah Resulü'nün (s.a.v.) Evi, Cennet Yurdu, Allah Resulü'nün Kutsal Mekânı, Salihlerin Yurdu,
Güvenlik Yurdu, Sünnet Yurdu , Allah Resulü'nün (s.a.v.) Haremi,
İslam Kubbesi, Allah Resulü'nün (s.a.v.) Köyü), İmanın Kalbi, İmanın Kalesi…
Medine-i Münevvere, Arap bölgesini temsilen 2013 yılı için İslam Kültürü Başkenti seçilmiştir.
Ey bad-ı saba uğrarsa yolun semt-i harameyne
Selamımı arz eyle Rasülüs-sekaleyne
Selam ve Dua ile…




Henüz Yorum yok