İçeriğe geç
SON DAKİKA
Tümü
6 Eylül 2026, Pazar Batman 33° Güneş 05:42 USD 48,32 / EUR 56,16 / GBP 65,50
E-Gazete

ÇOCUĞUMUZUN CEBİNİ DOLDURURKEN YÜREĞİNİ BOŞ MU BIRAKIYORUZ?

Çocuğumuzun yüreğini boş bırakıp cebini mi doldurmaya çalışıyoruz?

Halil El
Halil El 06.09.2026 07:26 117

Çocuğumuz aç kalmasın…

Üşümesin…

Başkalarından geri kalmasın.

En iyi okulda okusun.

Son model telefonu olsun.

Cebi harçlıksız, odası eşyasız kalmasın.

İyi de…

Çocuğumuzun yüreğini boş bırakıp cebini mi doldurmaya çalışıyoruz?

Asıl soru budur.

Ev bırakıyoruz.

Arsa bırakıyoruz.

Para bırakıyoruz.

Peki; vicdan, sabır, cesaret, adalet?

Onları kim bırakacak?

Çocuk yetiştirmek, önündeki bütün taşları kaldırmak değildir. Ona, taşlara takıldığında yeniden ayağa kalkmayı öğretmektir.

Bugün bazı anne babalar çocuklarını hayata hazırlamıyor; hayatı çocuklarına göre düzenlemeye çalışıyor.

Çocuk üzülmesin diye her istediği yapılıyor.

Yorulmasın diye sorumluluk verilmiyor.

Başarısız olmasın diye ödevi bile onun adına tamamlanıyor.

Sonra?

En küçük engelde dağılan, eleştirildiğinde öfkelenen, bekleyemeyen, kaybetmeyi hazmedemeyen gençler…

Niyet iyi.

Fakat sonuç?

Çocuğa sürekli balık veriliyor; denize düşünce yüzmesi bekleniyor.

Çocuk ve ergen gelişimi üzerine çalışan uzmanların ortak tespiti açıktır: Çocuğun ruhsal dayanıklılığını yalnızca maddi imkânlar değil, güven duyduğu bir yetişkinle kurduğu sağlam ilişki geliştirir. Sevgi kadar sınır, destek kadar sorumluluk, övgü kadar gerçekçi geri bildirim gerekir. Çocuk yönetilmek değil, rehberlik edilmek ister.

Çocuğu lider yapacak ilk değer cesarettir.

Cesaret, korkmamak değildir.

Korktuğu hâlde doğruyu söyleyebilmektir.

Çocuğunuza, “Hata yapma.” demeyin.

“Yanlışından ders çıkar.” deyin.

İkinci değer azimdir.

Zorlandığında hemen önüne geçmeyin. Yanında durun ama yükünü tamamen taşımayın.

Çünkü çocuğun yerine sürekli kürek çeken anne baba, ona denizi değil, bağımlılığı öğretir.

Üçüncü değer sabırdır.

Her istediğini hemen alan çocuk, hayatın geciken cevaplarına dayanamaz.

Bazen beklesin.

Bazen biriktirsin.

Bazen kaybetsin.

Beklemek ceza değildir; irade eğitimidir.

Dördüncü değer iyimserliktir.

İyimserlik, hiçbir sorun yokmuş gibi davranmak değildir. Sorunun içinde çıkış kapısı aramaktır.

“Niçin başaramadın?” diye sormayın.

“Bu olay sana ne öğretti?” diye sorun.

Beşinci değer nezakettir.

Nazik olmak güçsüzlük değildir. Gücü olduğu hâlde karşısındakini incitmemektir.

Çocuk, öğüdümüzden çok davranışımızı miras alır.

Garsona nasıl sesleniyoruz?

Yaşlıya nasıl davranıyoruz?

Bize gücü yetmeyen bir insanın yanında nasıl konuşuyoruz?

Çocuk görüyor.

Kaydediyor.

Yarın uyguluyor.

Altıncı değer adalettir.

Kendi çocuğumuz yapınca “yaramazlık”, başkasının çocuğu yapınca “terbiyesizlik” diyorsak ona adaleti öğretemeyiz.

Adalet önce evde başlar.

Sofrada…

Kardeşler arasında…

Verilen sözde…

Uygulanan kuralda…

Yedinci değer affediciliktir.

Affetmek, yanlışı doğru saymak değildir. Kalbi öfkenin esaretinden kurtarmaktır.

Kin taşıyan çocuk güçlü değil, yorgun büyür.

Tarihten ibretlik bir olay…

Makedonya Kralı Filip’in huzuruna Bukefalos adlı hırçın bir at getirilir. At kimseyi üzerine bindirmez. Herkes onun azgın ve işe yaramaz olduğuna karar verir.

Genç İskender ise başka bir şey görür:

At, kendi gölgesinden korkmaktadır.

İskender onu güneşe doğru çevirir. Gölgesini önünden kaldırır. Sakinleştirir ve üzerine biner.

Herkes atın öfkesini görmüştür.

İskender, öfkenin arkasındaki korkuyu görmüştür.

Plutarkhos’un aktardığı bu olay bize şunu öğretir: Liderlik, yalnızca emir vermek değil; görünmeyeni fark etmektir. (Penelope⁠)

Belki de çocuğumuzun davranışına bakıp hemen hüküm vermek yerine, içindeki korkuyu anlamalıyız.

“Niçin böylesin?” demek yerine…

“Seni endişelendiren nedir?” diye sormalıyız.

Çocuğu lider yapmak, ona sürekli “Birinci ol.” demek değildir.

“Doğru ol.”

“Dürüst ol.”

“Düşersen kalk.”

“Güçlüysen ezme.”

“Haklıysan bağırmadan hakkını ara.”

“Başkasının acısını gör.”

demektir.

Unutmayalım:

Dolu bir cep, boş bir yüreği doyuramaz.

Fakat cesaret, merhamet, sabır ve adaletle dolu bir yürek; boş bir cepten bile yepyeni bir gelecek kurabilir.

Halil EL

[email protected]

Şair, Yazar ve İş İnsanı

Yorumlar

0 yorum