- 13 Mayis 2026 - Amedspor Kazandı… Peki Kim Rahatsız Oldu?
- 20 Mart 2026 - ÇANAKKALE’YE GELDİLER… AMA GEÇEMEDİLER
- 18 Mart 2026 - KADİR: İNSANLIĞIN VİCDAN GECESİ
- 07 Mart 2026 - MİDYAT İÇİN SAĞLIK MASTER PLANI ŞART
- 27 Subat 2026 - SAĞLIKLI KENT PLANLAMAYLA BAŞLAR
- 25 Subat 2026 - İYİ İDARECİ KİMDİR, NASIL OLMALIDIR?
- 24 Subat 2026 - KÖYÜ YAŞATAN ŞEHİRDE HUZURU YAKALAR
- 01 Ocak 2026 - BİR NESLİ KAYBETMEMEK İÇİN SON ÇAĞRI
- 10 Aralik 2025 - Bir Milletin Bekâsı Ailedir
- 30 Ekim 2025 - KELİMELERİN IŞIĞINDA 13 ESERLİK EĞİTİME DESTEK İMZA ŞÖLENİ
- 16 Agustos 2025 - BEBEK SUSARSA YARINLAR YETİM KALIR
- 12 Agustos 2025 - MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU
- 05 Agustos 2025 - KERİM DEVLETİN UFKUNDA YENİ TÜRKİYE YÜZYILI
- 29 Temmuz 2025 - “Ağaçsız Vatan, Vatansız İnsan”
- 25 Temmuz 2025 - MİDYAT FEN LİSESİ: ORTAK AKILLA YAZILMIŞ BİR BAŞARI DESTANI
- 04 Haziran 2025 - VİLAYET OLMAYA NAMZET MİDYAT’A SAĞLIK YATIRIMI ÇAĞRISI
- 27 Mayis 2025 - KALEMLE DİRİLMEK (III): VİCDANIN MÜREKKEBİ
- 15 Mayis 2025 - KALEMLE DİRİLMEK (II): Harfin yükü
- 24 Nisan 2025 - Kalemle Dirilmek (I): Yazmak Bir Sırra Yolculuktur
- 16 Nisan 2025 - MİDYAT NEDEN VİLAYET OLMALI?
- 08 Mart 2025 - MİDYAT: DİCLE HAVZASI’NIN KONAKLAMA MERKEZİ VE SAKLI HAZİNESİ
- 11 Subat 2025 - GENÇLİK VE GELECEK: KAYBETMEDEN SON ÇAĞRI!
- 04 Subat 2025 - FIRAT VE DİCLE’NİN ÖZLEMİ GAP TAMAMLANSIN, MARDİN OVASININ BEREKET HASRETİ SON BULSUN!
- 28 Ocak 2025 - KARTALKAYA’DA ATEŞE YAZILAN VEDA
- 18 Aralik 2024 - KEŞFİNİ BEKLEYEN VAHA: DARGEÇİT
- 17 Ekim 2024 - BEYAZSU KARASU’YUN AKIBETİNE UĞRAMADAN, KARALAR BAĞLAMADAN TEDBİR ALINMALI!
- 15 Eylul 2024 - Dicle’nin nazlı çiçeği: Midyat’ın 100 yıllık hikayesi ve hak ettiği gelecek
- 07 Eylul 2024 - DARGEÇİT’E BONCUKLU TARLA MÜZESİ KURULSUN, TURİZM POTANSİYELİ EKONOMİYE KAZANDIRILSIN!
- 09 Agustos 2024 - CEHENNEM DERESİNE GİZLENMİŞ CENNET
- 16 Mart 2024 - “DİCLENİN HAFIZASI BONCUKLU TARLA: TURİZM VE KALKINMADA NAZAR BONCUĞUMUZ OLSUN!”
HALİL EL
MİDYAT SAĞLIKTA ACİL ÇÖZÜM BEKLİYOR
“Allah kimseyi yola düşürmesin”
Geçen gün bir vatandaşla sohbet ettim.
Söz dönüp dolaştı, sağlığa geldi.
Bir cümle kurdu.
Kısa.
Ama insanın içine işleyen bir cümle:
“Allah kimseyi yola düşürmesin.”
Sevgili okurlar, işte bu yazının özü budur.
Bakın, bu mesele siyaset değil.
Makam değil.
Mesele insan hayatı.
Bir annenin evladına yetişebilmesi.
Bir babanın ambulans beklerken yaşadığı çaresizlik.
Bir hastanın zamanla yarışı.
Mesele nefes.
Mesele hayat.
Bugün Midyat, eski Midyat değil.
Bölgenin değişen, büyüyen merkezi.
Dicle Havzası’nın doğal çekim noktası.
Dargeçit’in yolu buraya düşer.
İdil’in yolu buraya.
Güçlükonak’ın, Gercüş’ün yolu da buraya.
Yüzlerce köyün yolu yine Midyat’a çıkar.
Yüzbinlerce insanın sağlık umudu bu şehirde karşılık bulmaya çalışıyor.
Üstelik Avrupa’nın dört bir yanındaki gurbetçilerimiz.
Yılın farklı dönemlerinde memlekete döner.
Nüfus artar.
Hareketlilik artar.
İhtiyaç büyür.
Ayrıca Midyat ve çevresi önemli bir turizm destinasyonu
2025 yılında üç milyon ziyaretçi ağırladı.
Hedefler her sene daha da büyüyecek.
Peki sağlık altyapısı aynı hızla büyüyor mu?
Asıl soru bu.
Şimdi rakamlara bakalım.
Sevgili okurlar, hazır mısınız?
Midyat, İdil, Dargeçit, Gercüş, Güçlükonak.
Bu havzada yaşayan insan sayısı: 250 bin.
Bu nüfusun hizmet aldığı devlet hastanelerinin toplam yatak kapasitesi sadece 306.
Yazıyorum tekrar: 306 yatak.
Midyat Devlet Hastanesi: 150.
İdil Devlet Hastanesi: 71.
Dargeçit: 25.
Gercüş: 30.
Güçlükonak: 30.
Toplam: 306.
Bin kişiye kaç yatak düşüyor biliyor musunuz?
Yaklaşık 1,1.
Türkiye ortalaması 3.
OECD ülkelerinde 4’ün üzerinde.
Ne demek bu?
Demek ki bu havza, kendi ülkesinin ortalamasının bile çok gerisinde.
Düşünebiliyor musunuz?
Ama sorun sadece yatak sayısı değil.
Dargeçit örneğine bakın.
25 yataklı hastane.
Uzman hekim hizmeti neredeyse iki branşla sınırlı.
Bir dahiliye. Bir çocuk.
Kadın doğum vakası gelse ne olur?
Kalp rahatsızlığı?
Ortopedik müdahale?
İlk durak yine yoldur.
Yine başka şehirler.
Sevgili okurlar, şimdi soruyorum size:
Olması gereken nedir?
Türkiye’nin sağlık planlama kriterlerine göre bu nüfus için ihtiyaç: 800 ila 850 yatak.
OECD hedeflenirse 1000 yatağın üzeri.
Mevcut 306.
Aradaki farkı siz düşünün.
Yüzlerce yataklık bir açık.
Hem de nasıl açık.
Doktor sayısında durum aynı.
Kardiyoloji lazım.
Kadın doğum lazım.
Çocuk sağlığı lazım.
Acil tıp, anestezi, ortopedi, üroloji, psikiyatri, nöroloji.
Lazım, lazım, lazım.
Ayrıca aile hekimi, ebe, hemşire.
Birinci basamak güçlü olmalı.
Ama değil.
Peki çözüm ne?
Açık.
Midyat’ta tam teşekküllü bir bölge hastanesi.
Yoğun bakım artırılacak.
Kardiyoloji ve anjiyografi ünitesi.
MR, tomografi, ileri tanı merkezleri.
İdil güçlü bir ikinci basamak merkezi.
Dargeçit ve Gercüş entegre hastane.
Uzman hekim kadrosuyla.
Böylece Batman’a, Diyarbakır’a, Mardin’e giden sevkler biter.
Bölgede çözülür.
Bir başka boyut daha var.
Sağlık turizmi.
Midyat, Irak’a komşu bölgelere çok yakın.
Suriye’ye çok yakın.
Ortadoğu’nun geçiş noktası.
Bugün bile sağlık için gelenler var.
Ama altyapı yok.
Başka şehirlere gidiyorlar.
Oysa güçlü altyapı kurulsa.
Anjiyografi açılsa.
Uzman hekim artırılsa.
Yoğun bakım büyütülse.
Sağlık gelişir.
Turizm gelişir.
Ticaret gelişir.
İstihdam gelişir.
Bölge kalkınır.
Sağlık artık sadece sosyal hizmet değil.
Aynı zamanda güçlü bir ekonomi.
Ancak şu unutulmasın.
Asıl mesele tuğla değil.
Asıl mesele beyaz önlük.
Bir hastane binasını birkaç yılda yaparsınız.
Ama bir kardiyoloğu, bir çocuk cerrahını, bir nöroloğu, bir anestezi uzmanını bölgede tutmak.
Uzun vadeli plan ister.
Bu nedenle Midyat, İdil, Dargeçit, Gercüş, Güçlükonak ayrı ayrı değil.
Tek bir sağlık havzası.
Planlama buna göre yapılmalı.
Yatak kadar hekim kadrosu.
Hekim kadar teşvik sistemi.
Midyat son yıllarda eğitimde başardı.
Yeni okullar yapıldı.
Başarı oranları yükseldi.
Şimdi aynı kararlılık sağlıkta lazım.
Çünkü eğitim ve sağlık bir memleketin iki kanadı.
Bir kanat eksik olursa kuş uçamaz.
Bir memleket de yükselemez.
Buradan sesleniyorum.
Sağlık Bakanlığı’na.
Milletvekillerine.
Valiliğe.
Yerel yöneticilere.
Sivil topluma.
Bu memleketi seven herkese.
Gelin bu meseleyi günlük tartışmaların dışına çıkaralım.
Gelin Midyat’ın ve bölgenin sağlık geleceğini birlikte planlayalım.
Çünkü mesele sadece bir hastane değil.
Bir bölgenin geleceği.
İnsan hayatı.
Vicdan.
Ve bugün Midyat’tan yükselen ses son derece açık:
Artık yeter.
Beklemek istemiyoruz.
Ertelenmek istemiyoruz.
Oyalanmak istemiyoruz.
Midyat ve havzası hak ettiği sağlık hizmetini istiyor.
Yarın değil.
Beş yıl sonra değil.
Şimdi.
Çünkü sağlık beklemez.
Çünkü hayat beklemez.
Halil EL
Migimar, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı
Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı




Henüz Yorum yok